16 Şubat 2012 Perşembe

1 iyi 1 kötü

ulan varya harbi hayırsızmışsınız haa... kaç zaman oldu insan bi yorum yazar en kötü, öldünmü kaldınmı be insan nerdesin sen diye peeeehhh!
bu 2012'nin afedersin sik gibi geçeceği belliymişte ben kendimi inandırmışım hani olur ya diye...çok keyifli çok hareketli bi yılbaşı geçirdik.göbek atmaktan, evin içinde haldur huldur ordan oraya zıplayarak koşmaktan kan ter içinde kaldığım, çocuklar gibi şen olduğum bir yılbaşı oldu. gecenin sonunda çok güldük ama işallah ağlamayız bu yıl diyerek öpüşüp koklaştık. siksinler o dilimizi siksinler! (çok özür diliyorum ağzım hayli bozuk ama hala sinirliyim be kardeşim,hala kaderime kızgınım a.q)
Ocak 1 annemin doğumgünü olduğu için dönüşü 2 Ocak gecesi olarak ayarladık. aslında Düğme dönücekti ben bi süre daha kalıcaktım ama en son postu girdiğim gün iş görüşmesi için aradılar.ben tabi 2012'nin bana ilk hediyesi olarak düşündüğüm için pek heveslendim. 3-5 parça eşyamızı toparladık, herşeyin hayırlara vesile olması dileklerimizle yola revan olduk. gece saat 01.00'de bindik otobüsümüze birbirimize sarmalaştık geçirdiğimiz şu 2 3 günün ne kadar iyi geldiğinden, ordan burdan sohbet ettik.normalde daha otobüs kalkmadan uykuya dalan biz car car car konuştuk. en son baktığımda saat 3 e geliyodu. uykuya dalmışız ama herşey saniyelik. ani frenle sarsıldığımızı sonra garip bi kargaşa değişik sesler zor nefes alışverişler sonra garip bi hissizlik hatırladığım... sonrası hep kendimi, o anı dışardan izlermiş gibi hissettim. korna sesleri bi hengame. ulan otobüs kaza yapmış yetmemiş devrilmiş...olayın traji komik yanı (anca şimdi şimdi bahsederken gülebiliyoruz) Düğme devrildiğimiz sırada üzerime düştüğü için sol el bileğimde çatlak , sağ kolumda açık kırık! hasssiktir yaa hassiktir yaa. hayatımda ilk defa bi yerim kırılıyo düşünsene. o kolu o halde görene kadarki geçen sürede sadece Düğmeye baktım iyi mi yaşıyomu nooldu bize diye. sonra onun bana o acaip bakışını ve uğultu gibi gelen sesini hatırlıyorum. işte kader abi kader Düğmede ufak çizikler morluklar ezikler var. hatta o tıklım tıkış koca otobüste çok ciddi yarası olan 3 kişiyiz. ayağı kırılan bir teyze , çene kemiği kırılan bir çocuk ve ben. sonrası hep karmaşa zaten. ambulans bekle hastaneye git. o hastaneye gitme sıkıntısını anlatamam o koluma baktıkça başım dönüyo midem bulanıyo. 2 defa kustum yolda kendi kanımı görüyorum ya sağa sola dökülmüş allahım yarabbim ölüyorum sandım ya. normalde çok ağlarım ben, ota boka ağlarım.ama bu sefer ağlayamadım, sadece inledim. Düğme kafayı yedi yazık , ben ağlayamıyorum ya paniğimden benim yerime ağladı çocuk, çok üzüldü halime.kendini suçladı hep, halbuki manyak senle ne ilgisi var bilerek mi yaptın sanki...neyse öyle böyle derken ameliyat oldum koluma platin takıldı. alçılar şunlar bunlar derken zaten bu süre boyunca Ankaradaydım, ailemin yanında geçen süreyi anlatmıyorum bile okadar sıkıldımki muhtaç yaşamaktan. allahtan sigarayı bırakmışım iyileşme sürecimi biraz daha kolaylaştırmış doktorum öyle söylüyo. bide iki kolda kullanım dışı olduğu için bildiğin çin işkencesiydi. sürekli oturuyorum, yatamamak ne büyük sıkıntıymış yarabbim! sırt kaşıntısı? o varya, ağzıma sıçıyodu ağzıma. kaşısan kaşıyamıyosun, birine kaşıtırken yok sağ yap aman sola git derken şöyle hart hart kaşıyamıyosun ya bu sefer kaşındığına kızıyosun. amaaaaannn içim şişti içim... hele ilk zaman bide ameliyat olurken ameliyathanenin soğuğunda şifayı kapmışım. hapşırırken bile canım yanıyodu. allah düşmanıma versin bu acıyı versinde işemeye gidince donunu kendin çıkaramamak neymiş görsün a.q! bendekide şans işte diyorum ya şampanya patlatsam mantarı götüme girer ben anlamadım nasıl iş bu...
bütün bu süre zarfında beni tek sevindiren şey biz yalnız başımıza İstanbul'da bu durumu yaşıyo olsaydık çok daha beter zorlanırdık tablosunu iyice hissettiğimiz için Düğme'nin teklifiyle Ankara'ya taşınmaya karar verdik. çünkü bizi burda tutan hiçbirşey yok.Düğme'de bozulan psikolojimin iyice farkına vardı, baktıki toparlayamıyoruz, toparlayamadığımız gibi ben gittikçe kötüye gidiyorum, o da kararını verdi. iş desen Düğme kendi şirketi vasıtasıyla Ankara şubesine geçicek, bende her türlü orda bir iş bulurum diye düşünüyoruz. bakalım şuan bekleme aşamasındayız. ben tamamen iyileştiğimde herşey daha güzel ilerlemeye başlicak.
Kaza yaptığımız turizm şirketinin adını seve seve verirdim aslında burda, bu kadar dangalak insanlarla seyahat etmemeniz açısından ama şuan olay yargıya intikal etmiş durumda. avukatlarımız sağda solda konuşmayınki haklıyken haksız duruma düşmeyelim dedikleri için şuanda olaydan bahsetme konusunda ambargoluyuz. yakın çevremiz elbette firmayı biliyo ama işte internet böylede menem bi ortam anlatamıyosun şuan bi karara bağlanmadığı için, ifşa edemiyoruz haliyle... ama kısmet... o öküz gibi hızlı giden şöför dilerim götünden kan alırlar kardeşim, ağzından işe işallah. ben senin yüzünden 85 yaşındaki ananemin elinden yemek yiyip, tuvalete onunla gittiysem sende beş beter ol işallah!
gerçekten şu 1.5 aydır dibe vuran psikolojim Ankara'ya taşınma fikriyle biraz olsun düzeldi. yoksa gerçekten bu seneye çok zor bi başlangıç oldu benim için.
hiç merak edipte naaptın sen öldünmü demeyen her bir okuyucum içinde değişik düşünceler içindeyim, ne diim gençler allah size yaşatmasın...
şimdilik böyle işte. değişiklik olsun diye kocamın yanına geldim şimdi İstanbuldayım ama pazartesi dönücem doktor kontrolüm var. bakalım herşey güzel olur işallah.

PS: ulan iki kolda nane, bi gram bi şey yazamadım. yazmayı bırak zaten televizyon izlerken bile sülalecek izliyoruz aman bişeye ihtiyacım olursa yanımda olsunlar diye. nerde kalmış bloga bakıp bir iki bişey yazmak...hasret kalmışım a.q

PS2: çılgınlar gibi abazayım gençler, öyle böyle diil. şuan açsam video izlesem emelime ulaşıcak sağlam uzvum yok düşün yani. hani evet az çok kullanıyorum artık elimi ama hız yapamıyorum işte! LANET GİTSİN!

PS3: bu post yaklaşık 3 saatte yazıldı :((

8 yorum:

Evli ve Seks Bağımlısı Bir Adam dedi ki...

keyifle okudum desem kızmazsın değil mi? ama öyle bildiğin keyif değil, "tebessümlü keyif" bu ;)

Kalem Kesiği dedi ki...

İlk geçmiş olsun benden gelsin öyleyse. En kısa sürede tamamen iyileşmen dileğiyle.

İrma dedi ki...

of of of... 2012 pek iyi gelmemiş hakkaten ama şehir değişikliği iyi gelir devamında güzel günler sizi bekler;) geçmişler olsun

ELÇİN'İN YERİ dedi ki...

Kuzum benim ama ben sana mail attım senden ses çıkmayınca allahım inşallah bir sorun çıkmaz diye endişelenip .Ama şimdi hiç kimseden ses çıkmadı diye yazınca ben üzüldü çok :(( hatta 2 kere attım mail
Ben Ankara da sizinkilerle keyif yapıyorsun sandım ama bu kadar da uzun kalmaz bu kız diye düşündüm .
Hep derim ya hayatta her şeyin bir neden sonuç ilişkisi var diye .Evet yaşadığın çok kötü bir olay en güzel olay sonunda Ankaraya dönecek olman .Senin adına çok sevindim .
Her şerde bir hayır var denir ya ...
Çok geçmişler olsun

zerzewat dedi ki...

hepiciğinize ayrı ayrı teşekkür ederim canlar

Deniz Acısu dedi ki...

geçmiş olsun:) güzel bir blog daha:D

zerzewat dedi ki...

@Deniz sağol şekerim,hoşgeldin :))

Leah dedi ki...

ohannes. şimdi okuyorum yazılarını. büyük geçmiş olsun ya. :(